Cafe Palas – Palasın bittiği son nokta!

Cafe Palas, Şemsettin Günaltay Caddesi sırasında, Erenköy’de yer alan cafe. Minibüs yolundan gidenler görmüştür. Görmeyenler içinse; Kadıköye giderken sağda yer alıyor.

Bu cafeyi bütün hatalarına rağmen seviyordum ama dün akşam arkadaşımla akşam yemeği yiyene kadar. Artık bir daha gideceğimi sanmıyorum. Kuzucuğunuz için bitmiştir.

Cafeyi geçen sene keşfettik, bazen kahvaltıya, bazen öğle yemeklerine bazende akşam yemeği için tercih ettik. Mönüsü geniş sayılır. Dekorasyonu hoş, arkadaşlarınızla oturup sohbet edeceğiniz, keyifli zaman geçirebileceğiniz bir yer.

Eksikliklerine gelirsek;

Kışın  açıkta yer alan bahçe kısmı camla ayrılıyor. Camlı kısmı sigara içenler tercih ediyor. Siz içeride sigarasız hava sahasında yer alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Sözde camlar kapatılıyor, fakat aralardan, açık yerlerden içerisi sigara dumanıyla kaplanıyor. Kendinizi kültablasındaki izmarit gibi hissediyorsunuz.

Sürekli garsonlar değişiyor, daimi bir garson görmek imkansız. Mekan geniş, garson az. Bir garsonun sizi görmesini beklemek için eliniz havada kalakalıyor.

 

cafe


Gelen müşterilerini tanımıyorlar.  Hepsini tanıyacak değiller tabi, ama her hafta yada haftada 2-3 gün giden müşterilerinin simalarını tanımaları gerekir.  Bir cafe için en önemli şeylerden biri müşteriyi memnun etmek olmalı bence..Bir Pazar günü, maça 3-4 saat var. Masaların çoğu boştu. Yemek yiyip maça kalmayacağımızı söyledik. Alt tarafı otursak otursak 2 saat oturucaz. Şu anda yer yok cevabı verdiler. Acaba masalar doluda biz mi görmüyoruz diye kendimizden şüphelendik.Olsun dedik palas bunuda yapsa biz seviyoruz bu palası dedik.

Geçen Pazar günü kahvaltı yaptık. Ekmekler sıcacıktı ama içlerini hep çıkarmak zorunda kaldık. Hamur kalmıştı.


Herşeye rağmen bağrımıza bastık, o bizim palasımız dedik.. Ama bana o küflü noodlı yedirmeyeceklerdi.

Daha öncede yediğim karidesli & sebzeli noodle sipariş ettim. Tadını beğenmedim, küflü gibi geldi ama sesimide çıkarmadım. Adım mızmız kuzuya çıkmış bi kere.. Biraz yedim yine küf tadı geliyor. Soya sosu mu çok konduda tadı bozuldu diye önümdeki yemeğe hiç laf kondurmamaya çalıştım. Ta ki arkadaşım bi çatal alıp sessiz kalana kadar. O da benden çekinmiş birşey söyleyememiş 🙂 Tadı biraz garip değil mi, küf gibi dedim. Aynen o tat geldi, söyleyemedim dedi.

Garsonu çağırdık, mutfağa götürdü. Tatmışlar hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Biz yineledik, tabağı geri gönderdik.

Cafenin güzel kadını, sahibi mi müdürü mü bilmiyorum, elinde anketle yanımıza geldi. Bunu doldurur musunuz lütfen diye.. Güzel kadın şimdi zamanı mı.. ben orda zehirleniyor olabilirm ne anketi! pimpirikliyimde mide bulantısıda başladı.. Israrla bize anketi doldurttu. Ne işe yaradı bilmiyorum. Olsa olsa sevmediği aşçıyı kovacaktır heralde..

Hesabı istedik, yiyemediğim küflü noodlında ücretini almışlar. Ben olsam jest olarak müşterinin gönlünü almak için hesap listesinden noodlı çıkarırdım.

Kısaca müşteriye cok fazla değer verilmediğini düşünüyorum. Bu sebeple Cafe Palas’ı dün itibariyle hayatımızdan çıkardık.

 

 

 

 

 

YORUMLAR

yorum yaz

Beğenebileceğiniz benzer yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

aşağıdaki sorunun cevabını bu alana yazınız
5 + 5=?