İçimi Sıcacık Yapan Ayvalık’ı Özledim

Yaz mevsimi neden bu kadar çabuk geçiyor. Kış neden sonbaharı bile yaşatmadan, arkasından atlı kovalarmışcasına hemen geliyor.. Kış depresyonu bünyeyi bu kadar çabuk mu sardı yani..

Hava karardıkça içimde kararıyor.  Kara hava, ince ince yağan yağmur, ilerlemeyen trafik.. Hepsi insanı negatif yapmak için birebir.. Işınlanmak elimde olsaydı, çok zor olmayan basit bir şey isterdim..

Ayvalık’ta olmayı isterdim. Sarımsaklı’dan Cunda’ya doğru ilerlerken arabanın camından yüzüme rüzgarın çarpmasını, denizin kokusunu içime çekmeyi isterdim. Dükkan önündeki sıcakkanlı, samimi insanlarla selamlaşmayı, hava serin olsada deniz kenarında oturup ayvalık tostu yemeyi isterdim. Gönül Yolu’ndan geçerken sağıma soluma bakıp gözlerimi kapatıp manzarayı beynime kazımak isterdim. Aşıklar tepesine çıkmayı, yel değirmenlerini, dar sokakları, kiliseleri gezmek isterdim. Cunda’da rakı-balık yapıp ardından İmparator’dan lokma almak için sırada beklemek isterdim. Sonra bir şezlongta oturup  upuzun masmavi denizi, sahile vurdukça köpük köpük olan dalgalarını seyretmeyi, seyrederkende uykuya dalmayı isterdim.

İşte ben öyle bir hal içindeyim.

lounger

YORUMLAR

yorum yaz

Beğenebileceğiniz benzer yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

aşağıdaki sorunun cevabını bu alana yazınız
4 + 4=?